21 Nisan 2010 Çarşamba




- Bey,cok gezenmi bilir yoksa cok goren mi?

- Cok dusunen...

- Vay basima ..!

8 Mart 2010 Pazartesi

Foz da iguacu



Bu fotografta gorulen yer,Foz da iguacu..

262 selalenin ayni anda buyuk bir gurultuyle aktigi bir bolge,gizli cennet..

Hem arjantin hem paraguay hem de brezilya topraklarinda kalan bir alani kapliyor genisligi..

Hani bizim manavgat selalemiz,hani kanada´daki niagara selalesi..maalesef hepsi laf..selale lafi agzi dolduran bir laf,iste burasida gozu dolduruyor..kulagi cinlatiyor..

sizde gorun istedim,

eee bedavaya anca resmini gosteriyorlar,youtube´da ismi girerseniz orda da videosunu gorursunuz..


Dr. Murphy

Mörfi bu son başlığım...

Olenin ardindan gozyasi dokmek,

Biten bir askin ardindan gozyasi dokmek

Kacan trenin ardindan gozyasi dokmek

Kaybedilen paranin ardindan gozyasi dokmek

Yola cikanin ardindan su dokmek...yok bunu saymayalim,

neyi sayalim o zaman Murphy (rica ediyorum,okundugu gibi degil,yazildigi gibi yazin ismimi.)

Bu yukarida bahsettigim orneklerden bir sonuc cikarmak geldi icimden bugun,

yani dedimki kendi kendime,insan aslinda neye uzulurse yada neye sevinirse hemen hemen hersey kendisi icin.

Insani uzende sevindirende hep kendi kisisel talep ve cikarlari..

Sevgilinin ardindan yas doken goz,neden ayni siddetli derecede yasi,bir arkadasinin giden sevgilisi icin dokmez?

Lafa gelince,sonuna kadarr kankaa diyen agizlar neden boyle hallerde susup kalir.

Insan gercekten bencil ve pust bir varlik,herseyin en iyisini kendisi icin isterken,bir baskasi icin de en kotu ayip olmasin bazinda bir seyler dileyen yada

baskasinin diledigi seylere sadece kafa sallayan,olur canim olur,hadi bakalim havasi takilan kiyma yapsan yenmez,kemiginden corba olmaz bir varlik iste neticesi..

Komunizmin bir utopya olarak kalmasida belki bu yuzden..

Ben hic komunist olmadim..ama feci halde komunist takilan arkadaslarim oldu..evet ´´takilmislardi´´ sadece..bazisina sonradan polis takildi,bazisi takildigi seyi pek takacak bir sey olmadigini anladi ve birakti..bazisi da yasandi bitti saygisizca aldatmanin tadina varinca sarkisi gibi bitirdi olayi..

Ben ne sisteme elestri getirebilecek kadar donanimliyim, ne de bu donanima ihtiyac duyacak kadar ac..ama bizim gibi yari ortadogulu kafalarin hakim oldugu toplumlarda,insan tipinin daha cok ´´yirtma´´ uzerine hayatini bicimlendirdigini de gozlemlemisligim vardir.

Belki de komunizmin birakin ayak seslerini,kalp atislarini dahi duyamamis olmamiz bu yuzden..

Insanimiz bencil..

Herkes kendisi icin en iyisini isterken,bir baskasi icinde ancak iyi dileklerde bulunuyor..

68 liler boyle degildi ama 78 lilerde boyle degildi..ve hatta 88 lilerde..

(Butun bunlarda 8 rakamiyla ilgili bir mistik senaryo cikarabilirmiyim?)

bence 98 lilerde oyle olmayacak..

Ama sadece bazilari..

68 de oldugu gibi

78 de ve 88 de..

sadece bazilari bencil olmayacak..

Ask en buyuk bencillik der dostunuz Murphy,

Felsefe takilir arada iste boyle,

Halden hale gecer halleri,

bir ben var benden iceri,

bir de sen var pismi pis disleri..

kafiye yazmayi bulanin ebesini

kim nerden bulacakta soracak ismini soyismini..

Ben Dr.Murphy, Issiz adam filminde anirarak aglayan kizlara sefkatle anlayisla bakan erkeginiz..

25 Şubat 2010 Perşembe

Aylak Adam




"Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaydaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kim zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine; sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutmağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez. Kağızman köylerinden birinde bir çift öküzüne tutunan bir adam tanıdım. Öküzleri besiliydi , pırıl pırıldı. Herkesin, “- Veli ağanın öküzleri gibi öküz, yoktur, ” demesini isterdi. Daha gülünçleri de vardır. Ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi! Bir kadın. Birbirimize yeteceğimizi, benimle birlik düşünen, duyan, seven bir kadın!"

C. (Aylak Adam)

Ben Aylak Adam C. karşılasabilseydik bir abisi olarak Tutunamayan Selim Işık'a çok şey anlatabilirdim. Belki de hiç bir şey anlatmazdım, yolda karşılaşıp, birbirimizi hiç tanımadan geçip, giderdik.




Düşünüyorum da 2 haftalığına C. ile karşılaşsaydı keşke Selim. İki tutunamayanın karşılaşması... ama tutunamamak dışında çok farklılık var aralarında. Tamam ikisi de komplike, anti-kahramanlar, bir de yalnız kalmışlık. Ama Selim'e üzülen bizler C.'ye daha yakın hissetmiyor muyuz kendimizi?

Doktor Mörfi bu da mı yalan?

15 Şubat 2010 Pazartesi

iyi ama neden 14 subat?

susacak misin doktor?
susacak miydim?
tabi ki hayir.
susmayacaktim?
susayacaktim belki
ama sus pus olmayacaktim..
gunlerdir sorulan soru su,
neden 14 subat?
neden ulan?
bir kez daha diyeyim
susacak miyim?
hayir gerekirse susayacagim
ama susmayacagim..
bu inceligi anlayan anlayacak
anlamayan kicina basina baka baka uzayacak.

14 subat geberin sevgilisizler gunu
sevgilisi olanlarca
sevgililer gunu ismiyle kamuoyuna yutturuldu yillardir.
isin ozunu bilen bilir,
14 subat sevgilisizlere karsi duzenlenmis
sinsice bir harekettir.
adini koyalim artik,
1+4= 5 ise
5-4=1 dir.
bu durumda
5 ten 1 i cikarisaniz geride
4 u gorursunuz
4 cift sayidir dominant bir ozelligi yoktur,
basina konacak 1 tek sayisi ile mesaj tamamlanmis olur.
yani,1 basima 4 unede yeterim evelallah.
sevgilisizlerin degil 4,yarim puana razi oldugu kosullarda,
bu 4 sayisi acikca bizlerle bir nevi dalga gecme ozelligi tasimaktadir.
susacakmiyiz peki

hayir

ne dedik, susayacagiz ama susmayacagiz..
susanlarida,susayanlarida takmadan yolumuza devam edecegiz.

bir kez daha 14 subati lanetler,
15 subati sevgilisiz hareketinin,
kardes abazan orgutuyle dayanisma gunu oldugunu ilan ederim.

ben dr. murphy,ask sancisi cekenin halini,gaz sancisi cekenden fazla olmadigini ispatlayan tek icimlik soda.


Dr. Murphy

1 Şubat 2010 Pazartesi

Resimle hikayenin ne alakası var Necdet?

Geçen gün arkadaşım Onur Karaöz bana bir olayı hatırlattı
: )

benim Nebi Günyer adında bir arkadaşım vardı lisede (hala var evet)

lise hazırlıkta okula servislerle gider gelirdik. (servis ortamı otomatik veya mekanik metal aksamlı kapı kapatma mekanizması...)

Neyse, aynı servise binerdik okula gitmek için. Servis şöförü Ahmet Abi vardı.
Servis önce beni alırdı. Nebi benden sonra binerdi. Bir sabah Nebi'yi aldığımız yerde beklerken,
"ahmet abi bugün nebi gelmeyecek" dedim, gittik

nebi sabah barut gibi geldi, neden...
"abi geç kaldın" dedim.

üç beş gün sonra, bir daha aynı olay tekerrür etti
"ahmet abi nebi gelmeyecek" dedim. "beklemeyelim"

sabah yine nebi geldi, ahmet abi ile konuşmuş

"niye beklemiyorsun beni abi?" demiş
özer "gelmeyecek nebi" demiş

haliyle nebi biraz kızdı.

pişman değilim...

şimdi ben bakıyorum birçok servisin üzerinde;

"servis bekletilmez, beklenir" yazıyor. servislere bir kişilik kazandırılmış. helal olsun.

tam bunu söylerken aklıma başka bir olay geldi.
bir rivayete göre, bir taksi durağında şu sözler yazıyormuş:

"Şöför en yüce duyguların insanıdır" M. K. Atatürk. bilmiyorum Atatürk'ün böyle bir lafı var mı.

Trabzonlu arkadaşlarım anlatmıştı, Akçabat mı ne oralarda bir yere giderken yolda şöyle diyormuş; "Ben de sporcunun zeki çevik ve ahlaklısını severim" ....x Belediye Başkanı.

"Bence de ne mutlu türküm diyene" Dr. Murphy olsa mesela.

bunu biraz abartırsak...

"tabi ki damlaya damlaya göl olur" yunan atasözü
"şüphesiz gelir bahar ayları, gevşer büzük yayları" Tayyar Binatlı.
"I have a dream too" Köle Izaura (doğru yazım için brezilya dan dr.murphy yi çağırın)

Bu arada kafama başka bir şey takıldı. Dr. Murphy biliyorsunuz ayrı bir kişilik, ayrı bir şahsiyet yani Dr. Murphy ben değilim. Acaba bizim mörfi ya da kısaca doc. yada .doc brezilya da brezilya dizisi izliyor mudur?

Ben açıklıyorum Mörfi'de açıklasın:
Bugüne kadar anacığım vasıtasıyla izlemiş olduğum diziler aşağıdaki gibidir.

- Yalan Rüzgarı
- Zenginler de Ağlar
- Cesur ve Güzel
- Mari Mar hatırladıklarım bunlar.

En çok "The Bold and The Beatiful" a şaşırıyordum. Dizide kimin eli kimin cebinde belli değildi. Birkaç sezon sonra herkes birbiri ile birlikte olmuştu. Şimdiki gibi Lost'lar Hero'lar Dexter'lar falan yoktu geyiğine girmiyorum.



29 Ocak 2010 Cuma

İflah olmaz romantiğ

Yillar once henuz ilk genclik yillarinin sivilceli yalnizliklarina alisma doneminde, sikca aldigim genclik dergilerinden birinde su an adini animsadigim bir sarkici abiyle yapilmis bir roportaj okumustum.
roportajin lay lay lom girisinden hemen sonra sorulan kendinizi nasil tanimlarsiniz sorusuna
abimiz derin bir nefes alarak; ben iflah olmaz bir romantigim diyerek cevap veriyordu.

bir kac kez donup donup okudugumu animsiyorum , hem cevabi sevmis hemde baska sorularla mesk haline gecmistim.
evet adam karsimdaydi,gecmis gazetecinin karsisina,iflah olmaz bir romantigim deyip cikmisti.
o donem,havasi 1500 du bu abimizin.
dergiyi okuyup bitirdikten sonra,uzanip yastigima sarili halde dusuncelere dalmistim,
e peki sen birader diye basladigimi saniyorum,sen iflah olabilmis bir romantikmisin peki?
cevabim yoktu..dibine kadar platonizm,kokune kadar ergen hallerine ragmen birak iflah olmayi,iflah olmaya dahi niyetlenebilmis birisi sayilabilirmisin...?cevap yine yoktu..yok uzerinden hic karekok eksi ben ise carpanlarina ayrilmis bir ´´bulug donemi carpilmisligi´´

neye denk duser diye sormustum kendi kendime? buna cevabi gidip te hayrini gormedigim dersaneler versin.. gencligim eyvah !

abazanliktan iflahim kesildi ulan ne romantizmi diyerek ic gecirdim bir an.
oysa romantizmi ciddiye aldigimi saniyordum.
dinledigim sarkilar ezgiler,tarzim tuzum baharatim hep duygusal gence ayarliydi.
ama yetmiyormus,ne romantizmi ciddiye almisim ne de almamisim bu halimle ben.
abimiz butun havasina hava basan durusunu evcillestirilmis hislerinden aliyordu suphesiz,artik bundan sonrasi icin
-iflah olayim sana romantizm turkusu- soylese de yeriydi.
soylermiydi,soylemismiydi bilmiyorum..
o yillar kagittan yaptigimiz ucaklarin hizinda agir agir akip gitti..


birden tam da su an,seksenli yillar boyle idi iste evladim diye lafa baska bir yerden donesim geldi..
seksenli yillar evet boyleydi, find peace michael jackson..


Dr.Murphy , V yaka kazaklarin bisiklet yaka kazaklardan neden daha cok satildigini hic dusunmeyen benlik.

28 Ocak 2010 Perşembe

Kumsalda


Bu guzel bacaklar, kum renginin insana verdigi huzur,mavinin cagrisi hemen hepsi bir kis gecesi evinde sen bu yazilari okurken,

biz pis pis gulelim diye siteye kondu..

Dr. Murphy

4 Ocak 2010 Pazartesi

Öz Issız Adam.

ÖZ ISSIZ ADAM


''sen dizime yattin, ben hic kalkmayacaksin sandim..''



karsilasma sahnesi

ada / senin nasil gidiyor hersey,restaurant felan iyi degilmi?kriz vurmus,kepenkleri indirmissin diye duydum hayrola?

alper / yo hersey yolunda,kim nerden cikariyor boyle laflari hay allah (hayir Ada,hic bir sey yolunda degil,banka kredisiyle acmistik o restauranti,
baslarda iyi gitti,bizde hirs yapip gerekli gereksiz bir suru harcama daha yaptik.tabi bir gelen bir daha ugramayinca,bankadan gelen telefon sayisinda artis oldu.
yani musteri artmadi ama bankadan gelen kredi geri odeme uyarilari artti.tabi biz odeyemeyincede hacizle guzelim restauranti kapattirdilar bize.
seninle yedigimiz yemeklerde az bi sey tutmadi tabi,simdi cikarip o hesaplari gostersem valla sende inanmazsin..ama oldu yani artik neyse afiyet olsun)


alper/ senin dukkani kokarecci yapmislar biliyormusun?gecen gun o taraflarda bir isim vardi,geciyordum..sokak nasil duman - koku, gorsen..insanin cani cekiyor
valla,dayanamadim ayakustu bir yarim goturdum..( hayir Ada yalan soyluyorum,senin dukkani kokarecci felan yapmamislar,otopark mafyasi sizin binada yangin
cikartmis,kokunden tutusturmuslar koca binayi..ust kattakiler,alt kattakiler hemen herkez kacip gitmis oradan..daha sonra kalan uc bes parca duvarida belediye
yikmis,yani anlayacagin ortada dukkan mukkan kalmamis..)


ada/ muzeyyen abla nasil?
alper/ iyi O da.nasil olsun torun morun buyutuyor..bu arada benden ayrildiktan hemen sonra annemi gormeye gitmissin sen,bir kac gun kalmissin bizim tarsus'taki evde,
annem aramisti o donem..
ada / neee, annen soyledimi yani herseyi?
alper / evet ,annem hep boyledir..Nazan'da aynisini yapmisti,gidip annemde kalmisti 2 gun,o zamanda telefon acip,yok bu kiz ne zaman gidecek?nerden iyi tamam gel dedim
hay allah felan deyip durmustu..yasli insanlari bilirsin.sende sanirim sabahlari gec kalkmissin birazda,annem sikayet edip duruyordu, oglene kadar uyuyan kizdan eve gelinmi olurmus felan diyordu..
ada/ yuhhh yani muzeyyen ablaaaa

alper/ a saat 7 olmus
ada / evet, gec kaliyorsun, 7 seansi basladi..girmiyormusun?
alper / yok ben vazgectim,recep ivedik 6 serisi,zaten besini izlemistim..bunuda izlemeyevereyim..baska planlarim vardi zaten.
ada/ ne o yoksa bekleyen birimi var?
alper / evet, evsahibi aramisti sabahtan,aksam erken gelde su kira zammini bir konusalim diyordu..simdi gitmezsem ayip olur.
ada/ hmmm dogalgazlimi ev?
alper / yok sobali tercih ettim ben,malum secim donemi, komur yardimi felan,atlatiriz kisi boyle boyle..

alper/ ben musaadeni isteyeyim o zaman.
ada / musaade senin muhterem.
alper / hi?
ada / tamam..hoscakal

alper/ hoscakal.

ada/ ha bu arada havuclu kekin tarifini verecektin,hatirladinmi?ben buldum tarifi google'dan,yapip yedik afiyetle,10 dakikada bitirdiler inanirmisin?
simdi dicem cirak ustayi gecti yanlis anlama ama,seninkinde agizda havuc tadi degilde sanki lahana tadi, boyle bi tuhaf nasil diyeyim..
alper / kekten once yemekte lahana corbasi icmistik , birde annem eve lahana sarmasi getirmisti bir tencere,sen 3 gunde bitirmistin koca tencereyi hatirlarsan,kahve icince bile lahana tadindan sozediyordun,bu olabilirmi?
ada / o da olabilir, gecmis zaman..
peki ...hoscakal, kendine iyi bak..

alper/ benim kedim yokki, yani bir kedim bile yok..
ada/ yok ben 'kendine' dedim..
alper / ha ok o zaman,

( muzik bir turlu baslamaz,bu durumda ada ve alper'de son bir kez birbirlerine sarilmazlar..alper bir sigara yakar,goz kirpar ada'ya..ada sakiz cigner,etrafa bakar,
muzik baslar,alper ada'ya sarilir,ada'nin cafe'de bekleyen kiz arkadasi sinirle yere tukurur,sinemadan cikan kalabalik arasina kapilir ada,etrafinda onlarca erkek
ada'yi pasajdan disariya cekerek cikarirlar,ada alper'e ellerini uzatir..ulasamaz..alper yere duser..kalabalik ada'yi disari cikarmistir..alper yerde kalakalir,bir sigara daha yakar)


Dr. Murphy...

Bence bu olmamış...

28 Aralık 2009 Pazartesi

Sao Paulo

ikinci resim ucaktan sao paulo,

koca bir ovalik arazinin icini gokdelenlerle dolduran insanlik,uzaydan bakinca yaptigini begenirmiydi derseniz?

sao paulo bir gokdelen kenti,deldikleri gok basina para alanlarin sehri

Dr. Murphy

Domuz Kesimhanesi





ilk resim, domuz kesimhanesi ile ilgili,

evet budur, bir domuzsaniz ve seveniniz azsa vejetaryan dostlariniz disinda akibetiniz degismez.

seni yemeyen ama nefret edenler oldugu gibi, boyle catir catir kesip pirzolani,jambonunu,salamini yapanlarda elbet vardir.

dedigim gibi, nihayetiniz budur..dizerler boyle yanyana..


Dr. Murphy

Dr. Murphy den mesaj var. Sansürsüzdür.

uzun,cok uzun,cok cok uzun yillar onceydi gibi gelen ama topu topu 10 yil -oha lan- bir zamani almis ayriligimizin
sona erdiginin resmidir bu satirlara bakan sen ve bu satirlardan ekmek yiyen ben..
satirlararasi bir uzun yolculuktan sonra baska bir kitanin,baska bir iklim ve kulturun cicek actigi,
bir buyuk memleketin yagmuru bol,hatunu bol,yemekleri tadimlik,insanlari sicak cografyasindan sesleniyorum sizlere.

cografya derslerinin en berbat tarafi, ogretmenin kendisini onemsiz bir dersi anlatmakla yukumlu oldugunu bilmesinin verdigi
istirap ve dahasi bu dersten kalanlara yapilan sonu gelmez kotu kaka sakalardi.
dunya haritasini actigimda 'ulan burda kimler nasil yasiyorlardir acaba' diye kendine soran o cocugun aynisindan o merak ettigi
ulkelerin icinden de bizim ulkemizin haritasina bakarak 'nossa tenho muito currioso,que tipo de vida que tem ali?o que eles fazem la.. quero saber' diye soran nice albertolar,fernandolar,carloslar varmis meger.(roberto carlos degil,o geldi gordu,yedi duzdu gitti zaten )


bundan boyle belirsiz zaman araliklarinda, bazen her hafta,bazen iki gunde bir burda bulusarak,interaktif bir heyecan silsilesiyle
adeta bir grup seks ortami yaraticaz.
hayatin bize tahammulu yok goruldu anlasildi,
bizim ona hepten tahammulumuz yok amuna koyim.calicaz ve kacicaz bundan sonra kapisini hayatin,zirdeli edicez onun bizi ettiginden de fazla..tam burda..mumtaz dostum Ozer ve ben dr murphy ile birlikte.

nostaljik bir ozdeyis olarak son soz;

gelicem deyipte gelmeyenin,
okurum abi deyipte okumayanin,
haber veririm millete deyipte vermeyenin,

....


dr murphy; tamekse koy sepete demeyen ama koyanada kizmayan sahsiyet.

27 Aralık 2009 Pazar

Dr. Murphy Nerde?

Bilenler bilir. Bu bilen kişilerin sayısı da bir elin parmaklarını geçmez. Konuya girebilirsem söylemek istediğim husus şudur ki; eskiden bir Arızalılar Cemiyeti vardı. Görünmez kazaya kurban giden. 1999-2000 yılları arasında olan bir oluşumdu Arızalıar Cemiyeti, bir ara glowingeyes.net'in subdomain i olmuş gayet gereksiz bir siteydi. Sitenin yedeklerini kaybeden değerli arkadaşım Evreniz'i rahmetle anıyorum. Bu dönemde Dr. Murphy gençlerimize feyiz veren bir lezzet olmuş, halkın takdirini kazanmış bir insandı ki hala öyledir.

Peki sonra?

Sonra ne oldu Murphy'ye...

O canım insan nerede?

Aradım buldum, şaka yapmıyorum, kendisi Sao Paulo'da yani Brezilya'da karşıma çıktı. Rica minnet bu yeni yuvamız olan blog'a gelmesini hiç olmazsa burda bir 70'lik gibi bir büyük olarak durmasını istedim. Kırmadı.

Eminim bunların kocaman bir geyik olduğunu düşünenler aranızda vardır. Bu arkadaşlar büyük bir yanılgı içerisindeler.

Murphy ile ilgili birkaç söz ve bu alıntıları yazarken benim gaza gelip aradan ittirdiğim bazı laflar da var.



"bugün dr. murphy kapitalist dünyaya bir ultimatomdur" NY Times

"bana yandan yemis medya desinler istiyorum, yanlarina kar degmis medya densin,yansiz yunsuz yamuk desinler,yandas yoldas karmasasindaki yanci olayim" Dr. Murphy

"şüphesiz senenin en iyi resti" Financial Times

"Çekiç güç, çivi gibi" Atilla Dorsay

"Her gün cocuklarıma okutuyorum" Ana Yüreği

"Bugün ezilmişlerin, yüreği yanıkların sesidir, O Murphy (Phd)" Bir Dost

"Murphy o kadar içtenki, gıdıklandım" Barrak Obama

"gece gelen gazi tutmayacaksin" Dr. Murphy

"bir kalecinin 90 dakikalik yalnizligina benzer benim sensiz gecirdigim zamanlar" Dr. Murphy

"bir futbolcuunun bundan sonraki maçlara bakacaz demesidir senden ayrıldıktan sonraki goruşlerim, o kadar kıt ve tek düzedir, sanki yaşanmamış gibi" Özer

"ve unutma canım yanyanayken osurmaya basladigimiz gun bu ilişki çatırdar
ağzın söyleyemediğini göt haykırır
aşk insana takla attırır.
fazla kafiye insanı bıktırır
en güzel dörtlük zirvede bırakılır
uzattığın anda çöküş başlar kabullenmesen de" Tayyar Binatlı

"ask icin soylenmemis 3 kelime soyle bana gotume cimdik atayim sevgili, ask icin soylenmis 3 bin kelime hatirla,gotumden dumbelek ureteyim yine sevgili,senin gidisin aslinda sifon ceken su yasli amca kadar siradan ve kendi halindedir..kicini yikamadan ciktigin camii tuvaletleri sahittir senin giderken aslinda bittiginin.." Dr. Murphy

"klozetin başında çaresiz bekliyorum
bekliyorum ama gelmeyecek biliyorum
yüreğim diyor ki boşuna bekleme
gelmeyecek seni cok sevsede" Tayyar Binatlı


"en güzel kaka daha sıçılmadı" Tayyar Binatlı

Abarttınız beyler.

Murphy bunlarda mı yalan?








26 Aralık 2009 Cumartesi

Lahmacun, alkol ve ev gümüşleri arasındaki anlamsız korelasyon.

Fazla pide yeme, pideyle karnını doyurma derdi analarımız.


Nerden bilelim sonunda alkol var bu işin...


Bir gün buluşsak, ikimiz de acıksak ve sen de kabul etsen soğanlı lahmacun yemeyi.


Bugün bir lahmacuncunun kalitesi neden gönderdiği salatanın çokluğuyla ölçülür hiç düşündün mü?

Ardından adı önemli olmayan bir viski içsek ya da votka.




Sonra tekrar lahmacun yesek, delicesine. Lahmacunu çok sevmesek ama uzun zamandır yememiş olsak. Yani lahmacunu sevmesek dediysem, bu konuda özel bir fikrimiz olmasa. Daha önce lahmacunu sevip sevmemek üzere hiç düşünmemiş olsak.





Sonra evdeki enteresan biblo benzeri gümüşler olsa, masada. Ne zaman alındığı veya hediye edildiği bile hatırlanmayan.


Toşak şeklinde gümüşler her yerde. Onlar bizlerle.


Bu süs ve benzeri şeyler masada kitap ve yeni yıl ajandalarıyla "sofistike" görüntüler çizse ama daha lahmacunları söylememiş olsak.


Başında alkol var, sonunda lahmacun var bu işin. Alkol olsa iyi viski be kardeşim...